Cami Süpürgeleri Deseni çok zengin ve ilginçtir; ortasında 24 tane çarpı şeklinde figür vardır; bunların her birinde stilize edilmiş 4 nilüfer çiçeği vardır. Bu halıların günümüze kadar ulaşabilmiş en eski örneğinin MÖ 6-5. Bu dönemden 20. Günümüze kadar gelen halı, yaşantımıza ekonomik, sosyal ve kültürel olarak önemli bir yer tutar. Halının bir zamanlar parlak olan kırmızılarının, lacivertlerinin ve yeşillerinin artık solmuş olmasına karşın, o zamanlar oldukça canlı oldukları anlaşılmaktadır. Halının kökü Anadolu Selçuklu Devletinden gelmiştir. Kilimle halı bir birinden farklıdır: Kilim ince bir halı tipidir. 1920 yılından önce yapılan halılar antika kategorisine dahil edilmektedir. Bu nedenle orta çağlardan itibaren batılı sanatçılar Doğu motiflerini tanıyorlardı; bu motifler genel olarak Sasani kökenli olup zamanla Asya, erken Hıristiyanlık, Bizans ve İslam kültürlerinin muhteşem karışımıyla zenginleşmiştir. Günümüze ulaşmış en eski halı, bir İskit prensinin donmuş mezarında bulunmuştur. Her yıl yeni trendlerin, kalitelerin ortaya çıktığı halı sektörü yaratıcılığın sınırlarını zorlamaya devam etmektedir. yüzyıldan kalmadır ve Pazırık (Pazyryk) Vadisinde bulunduğu için Pazırık Halısı olarak adlandırılmıştır. Halı insanların rahat ve sıcak bir zemin arayışı sonucu ortaya çıkan ve ev dekorasyonunda önemli bir yer tutan bir malzemedir. yüzyıllarda yapılmış olduğu ve halen Leningrad Müzesinde saklandığı bilinmektedir. Bu halı Pazırık Halısı olarak bilinmektedir. Bu, Romadan hacca giden Avrupalı manastır başlarının ağırlığınca altın değerinde kumaşlar ve kutsal emanetler getirmeyi asla ihmal etmedikleri Merovenjler dönemiydi. yüzyılda, Hristiyan azizlerin değerli eşyaları Orta Doğudan sevk edilmesi için pahalı malzemelere sarılırdı. Modern halılar, 1920 li ve 1930 lı yıllardan itibaren Batıdan gelen piyasa taleplerine uygun olarak üretilen halılardır.. Bu halının kökeninin Sibiryada yaşayan Türki gruplara, İskitlere veya Persli Ahamenişlere dayandığı söylenmektedir. Dünyanın en eski halısı; Rusya, St. Bu halı Sergei Ivanovich Rudenko tarafından 1949 yılında bir Sibirya höyüğünde yapılan kazı sırasında bulunmuştur. Ayrıca genellikle üst sınıflar tarafından […]